• 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
REİS TAM YOL İLERİ

REİS TAM YOL İLERİ

Ayhan PALA 20 Ekim 2026

Thomas Reis, denizcilik tabiriyle “tam yol ileri” dedi. Geldiği günden beri elindeki birbirinden değerli oyunculardan kurulu takımı ile başarılı işlere imza atmaya devam ediyor. Trabzonspor’un ilk beş maçlık periyodunda Galatarasay zaferinin ardından Samsunspor ile devam eden, Konferans Ligi’nde Kups’u devre dışı bırakan, son olarak da Beşiktaş maçıyla zirveye giden yolda büyük bir başarıyı kısa dönemde gerçekleştirdi.

Bu başarıda akılcı tutumu, ne istediğini bilen anlayışı, futbolcularla aile ortamı ve güven oluşturması, işinin erbabı olması, “az konuşma çok iş” diyen yapısı, taraftarların istediği futbolu oynatması muhteşem Trabzonspor’u ortaya çıkardı. Bu oyun anlayışı gerek saha içinde gerek saha dışında zevkle izlenen ve takip edilen Trabzonspor’u yarattı.

Beşiktaş son haftalarda gerek Avrupa’da gerek ligde başarılı bir futbol oynuyordu. Trabzonspor’un hızlı top kayıpları Beşiktaş’ın ilk yarıda oyun üstünlüğünün sebebi oldu. Bu sayede sayısız gol fırsatı yakaladı.

Beşiktaş’ın her atağında kalesinde devleşen bir Onana vardı. Yaptığı muhteşem kurtarışlarıyla takım arkadaşlarına büyük güven verdi. Kendisi en az gol yiyen kaleci olurken Trabzonspor da en az gol yiyen takım oldu.

Trabzonspor artık ciddi antrenman yapan bir takım konumunda. Bunu da 122 km koşarak ortaya koydu. Devamlı geçiş oyun oynaması takımın atak gücünü elinde tutmasını sağlarken, oyundan düşmemesini de sağladı.

Trabzonspor top üstünlüğünü Beşiktaş’a bırakırken skor üstünlüğünün kendinde olmasını sağladı. Koşan Trabzonspor oyun zevkini de taraftarlarına izletti. Top tekniği yüksek oyuncuların varlığı Aral ve Muçi işbirliğinde geliştirilen atakta Ozan’ın bitirici vuruşu Trabzonspor’un öne geçmesini sağladı: 1-0. Devre bu sonuçla tamamlandı.

Özellikle geçiş oyunlarında çabuk top kaybının önüne geçilmesi başarılı futbolun kendiliğinden gelişeceği gerçeği ile Trabzonspor daha atak ve gole yakın bir futbol oynayacaktır.

İkinci yarı farklı bir oyun seyrettik. Bu sefer topa hâkim atak gücü, yüksek pozisyon zenginliği içerisinde gol fırsatlarını yakalayan Trabzonspor oldu. Yine Aral ile başlayan ve Franculino ile devam eden atakta “al da at” deyip verdiği pasta Mohamed Salah gereğini yerine getirerek Trabzonspor’un 2-0 net skorunu belirledi.

Trabzonspor’un savunma anlayışında belirgin bir mücadele yaptığını görüyoruz. Özellikle Nwaiwu’nun üstün başarısı güçlü savunmada kendini gösteriyor. Pına’nın çalışkanlığı, Cabral’ın akıllı oyunu, Saviç’in tecrübesi güçlü savunma, az gol yiyen takımın şampiyon olacağı gerçeğini ortaya koyuyor.

Ozan-Tim değişikliği devamında Umut-Franculino ve Cenk-Muçi değişiklikleri kadro zenginliğinin göstergesi oldu. Trabzonspor haftada üç maç oynamakta ve bu maçlarda her futbolcunun oynama şansı var. Bu takım içi rekabetinin gücünün oyuna yansıması anlamını taşıyor. Bu da futbolcuları daha çok çalışmaya teşvik ediyor.

Takım içerisindeki birlik ve beraberlikle taraftarına zevkle izlettiği futbolu ile Trabzonspor kendi karakteristik özelliği olan hırslı, mücadeleci, kazanma arzusu taşıyan futboluyla her geçen gün daha güzel görüntüleri ortaya koyacaktır. Yeter ki dış güçler yakasını bıraksın. Futbol saha içinde oynansın!

ÜÇ GOL ÜÇ PUAN

ÜÇ GOL ÜÇ PUAN

Ayhan PALA 10 Ekim 2026

REIS için de eski takımına karşı büyük bir sınav niteliğinde idi. Trabzonspor oyunun başından itibaren ön alan baskısı kurarak, rakipten dönen topları kazanarak etkili bir oyun ortaya koydu.

Maçın 28. dakikasında Mustafa Eskihellaç’ın ara pasında Muçi, kendine has vuruşlarından birini yaparak golü buldu, takımını 1-0 öne geçirdi. Bu gol Trabzonspor’un oyununa olumlu yansıdı. Etkili oyununu sürdürmeye devam etti.

Dakikalar 39’u gösterirken kaleci Okan’ın hatasından yararlanan sahanın başarılı isimlerinden Nwaiwu attığı golle 2-0’lık skoru getirdi.

Gelecek açısından Trabzonspor golcüsünü buldu dediği Franculino DJU, güçlü fiziği ile ayakta kalarak takipçiliği ile attı golle devreye giderken 3-0’lık skoru tescil etti.  Öyle görülüyor ki bu futbolcumuz bu sene attığı gollerle daha çok ayakta alkışlanacak.

Tam “devreye bu skorla gideceğiz” derken Melih Kabasakal girdiği ikili mücadelenin ardın rakip oyuncuya kafa atması üzerine kırmızı kart gördü. Daha yeni Milli Takım’a yükselmiş, bu maçta da başarılı oyun ortaya koyan bir futbolcunun bu davranışının kabul edilebilir bir yanı yok. Bu hareket şanlı Trabzonspor formasının ağırlığını taşıyan bir futbolcuya yakışmamıştır.  Takımına,  kendi arkadaşlarına, taraftarlarına, camiaya ihanet etmiştir. Özür dilemesi onu Beşiktaş maçında oynatmıyor. Bu davranışlar da yönetim tarafından mutlaka cezalandırılmalıdır. Sözleşmeyi para olarak imzalayanlar, profesyonel olarak da bunun karşılığı ve sorumluluğunu taşımalıdır.

İkincisi takımın eksik oynaması oyun anlayışının da değiştirilmesine sebep oldu. Muçi-Ozan değişikliği bu nedenle gerçekleştirildi. Trabzonspor, skoru korumak isterken oyun kontrolünü Samsunspor’a bıraktı. Bu da tek kale bir maç görüntüsünü ortaya çıkardı. Kaleci bundan önceki maçlarda olduğu gibi başarılı bir performans ortaya koydu. Üç top direkten dönerken, 8-9 şut Onana tarafından kurtarıldı.

İkinci yarı Trabzonspor eksik oynamanın bedelini ödedi. Mustafa- Cabral ile Franculino-Cenk değişikliği oyunda diri kalma adına gerçekleştirildi. Salah-Onauchu ile Aral-Tim değişikliği Trabzonspor’un daha önce olmayan kadro zenginliğini gösteriyordu. Sakat Malinovski, Batagov her an oyuna hazır Saviola varlığı gelecek açısından üç ayrı kupada yarışacak Trabzonspor’un kadro zenginliğini yansıtıyordu.

Thomas Reis çok kısa zaman içerisinde sanki bu takımla yıllardan beri çalışıyormuş izlenimini ortaya koydu. Özellikle maçın bitiminde Salah’la başlayan bütün futbolcuları kucaklayan tavrı ve o futbolcuların yüz ifadeleri güçlü bir inanç ve iletişim ağının varlığını ortaya koyuyordu. Bu gelecek açısından inanmış bir Trabzonspor olarak şampiyonluk yarışının en önemli adayı olduğunu göstermektedir.

Trabzonspor doğru yoldadır. Taraftarlarının desteğiyle gelecek hafta oynayacağı Beşiktaş maçından da istediği sonucu elde edebilecek güce sahiptir. Her ne kadar Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan ve yöneticiler üzerinden engellenmeye çalışılsa da Trabzonspor bu sene şampiyon olacaktır. Bu inanç camiada, teknik direktörde ve futbolcularda mevcuttur.

O BİR EFSANE TRABZON VALİSİ YILMAZ ERGUN

O BİR EFSANE TRABZON VALİSİ YILMAZ ERGUN

Ayhan PALA 10 Ekim 2026

Bugün üzüncü bir haber ile güne başladım. Trabzon şehzadeler kentidir. Burada valilik yapmak bu anlamda çok önemlidir. 1932’de İstanbul’da dünyaya gelen Yılmaz Ergun, 1984-1986 yılları arasında Trabzon’da valilik yaptı. Ardından Elazığ, Edirne valiliklerinde bulundu. Emniyet Genel Müdürü olarak hizmetine devam etti. Devlet Denetleme Kurulu üyeliğinde bulundu.

Trabzon Valiliği döneminde halkla iç içe olarak onların sevgisini kazandı. Gönüllerinde taht kurdu. Tam bir devlet adamı idi.

Gençlik yıllarımız idi. Yalıspor takımında hentbol oynuyorduk. Gençlerde Türkiye Şampiyonu olmuştuk. O dönem Trabzon Valisi olarak takımımızı kabul etmişti. Unutulmaz şu sözleri söylemişti: “Trabzon’da bir Türkiye Şampiyonluğunun varlığı güzel bir duygudur. Sizler Trabzon’a şampiyonluk hediye ederek en güzel hediyeyi verdiniz. Trabzon’da sadece futbolun varlığını bilenlere, salon sporlarında da başarılı olabileceğimizi kanıtladınız. Sizlere teşekkür ediyoruz.”

Daha sonrada Yalıspor ile deplasmanlı hentbol ligine yükselmiştik. Maçlarımızı hiç kaçırmazdı. Faroz Yalıspor taraftarlarıyla KTÜ’nün spor salonunda birlikte maç izlemekten büyük keyif alırdı. Maçın tansiyonun artığı kötü tezahürat yapıldığında Vali Yılmaz Ergün elini havaya kaldırır bu centilmenliğe sığmaz dercesine taraftarı uyarırken, taraftarlarda tamam baba Vali diye ellerini kalbine koyup başlarını öne eğerek saygılarını ifade ederlerdi. Halkla o kadar iç içe idi ki; miniklerinden halk ne demek istediğini anlardı.

Yıllar sonra Trabzonluların Ankara’da buluşma mekânı Sedat Gedik ağabeyimizin bürosunda buluştuk. Daha gelmeden, “Ayhan gelecekse geleyim” sözü bana verdiği değeri gösteriyordu. Buluştuk, sarıldım, ellerini öptüm. Kucaklaştık. Bir baba oğul gibi. Geçmiş anıları fotoğraflarla yâd ettik. Onu dinlerken devletin gücünü ve şefkatini hissettik.

Anılarından birini anlatırken; “Turgut Özal Başbakan, Sümela Manastırı’na gittik. Geri döndük, Maçka’da durduk. İleride partinin seçim otobüsü duruyor. Sayın Başbakan, ‘Buyurunuz sayın valim, beraber gidelim’ dedi. Ben de, ‘Sayın Başbakanım, ben devletin valisiyim. Size refakatim buraya kadar’ dedim. O da, ‘Doğru söylüyorsun sayın valim’ diyerek elimi sıktı, vedalaştık. O da parti otobüsüne doğru yürüdü. Onu dinlerken devlet nezaketi görüyorsunuz. Devlet adamı olmanın gereğini öğreniyorsunuz.”

Diğer bir anısını dinlerken, öyle bir güvenilir devlet adamı idi ki; dönemin Cumhurbaşkanı kendisini Devlet Denetleme Kuruluna atamak istiyor. Özel kalem, “hayırlı olsun” diyor. Ama Vali Yılmaz Ergün, “Ben bunu kabul edemem” diyor. Özel kalem, “Beyefendiye kendiniz söyleyiniz” diyor. İçeri giriyor. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “hayırlı olsun” diyor. Vali Yılmaz Ergun, “Bana teveccühünüze çok teşekkür ederim ama bu görevi kabul edemem! diyor. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, çok şaşırıyor; “Bu görev için herkes torpil yapıyor ama siz neden kabul etmiyorsunuz?” diyor. Vali Yılmaz Ergun, “Efendim” diyor, “Denetleme Kurulu üyesi olarak öldüğümde tabutumda Türk bayrağının olabilmesi için Ankara valisinin izni olması lazım. Oysa ben vali olarak Türk bayrağına sarılı ölme hakkımı saklı tutmak istiyorum” diye cevap verir. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ona duygu yüklü olarak sarılır, “o da bizim eksikliğimiz, onu da düzeltelim” der.

Sayın Valim, bugün sizi kaybetmenin üzüntüsü içerisinde, o uğruna hizmet ettiğiniz Türk bayrağı sizin hakkınız olarak üzerinizde olacak. Siz, devlette devlet adamlığını öğrettiniz. Siz, halkın gönlünde yıllar geçse de unutulmaz oldunuz. Bana “evladım” sözünüz kulaklarımda her an çınlayacak. Sizi unutmayacağız.

Bugün örnek bir devlet adamını uğurluyoruz. Hatıraları her zaman yaşayacak. Allah’tan rahmet diliyoruz. Saygıyla her daim unutmadan anacağız.

ALLAH ALLAH MOHAMED SALAH

ALLAH ALLAH MOHAMED SALAH

Ayhan PALA 20 Eylül 2026

Trabzonspor krizleri yaşadığı bir ortamda Galatasaray maçında tarihi bir zaferle çıkarak geleceğe umutla bakmaya devam ediyor. Kadırga Tv’deki spor programında Galatasaray maçında Trabzonspor’un uzaya fırlatılan roket gibi bir sonuç elde edeceğini dile getirmiştim. Yanılmadım.

Büyük futbolcular büyük maçlarda ortaya çıkar. Mohamed Salah attığı üç gol ve attırdığı bir golle yıldızlarına bir apolet daha taktı. Henüz maçın 3. dakikasında Mustafa’nın ileri attığı pas ile kendi yarı sahamızdan aldığı topu tam 85m sürüp soğukkanlı bir vuruşla gole çevirmesi büyük bir zaferin ilk fragmanı oldu.

Trabzonspor mücadeleci, hırslı ve azimli bir oyun ortaya koydu. Bu oyun anlayışı taraftarı da ateşledi. Orta saha oyundan hiç çıkmadan mücadele eden Melih Kabasakal maç boyunca rakibe baskı kurma top kazanmada öne çıktı. Fabinho hem ikili mücadelelerde başarılı olurken hem de oyunu yönlendirmede başarılı bir performans ortaya koydu. Muçi iyi niyetli mücadele ederken oyununda kendisini daha çok hissettirmesi gerekiyor. Aksi takdirde forma bulmada zorlanabilir. Trabzonspor’un üstün oyunda bundan önce olmayan orta saha üstünlüğün etkisi büyüktü.

Maçın 38.dk’sına gelindiğinde Mohamed Salah’ın verdiği pası jeneriklik bir golle ayak içi vuruşla uzak köşeye atan her geçen gün daha iyi oynayan Savilo geceye damgasını vurdu. Dakikalar devre sonu 43’ü gösterirken Trabzonspor’un gelecek maçlarında direk santrafor oynayacak kalitede olan Franculino kendisinin de vurabileceği topu Salah’a pas verip defans oyundan düşünce gecenin kahramanına gol atmak düştü.

Kalede Onana dosta güven düşmana korku veren duruşu, savunmanın yetersiz kaldığı zamanlarda net kurtarışlarıyla ayakta kalmaya devam ediyor. Pina ve Mustafa çalışkan üretken oyun ortaya koyarken, Nwaiwu savaşçı kimliğini ön planda tuttu. Kaptan Saviç oyun için de bazen gereksiz müdahalelerde karta açık oyun oynarken görevini yerine getirdi.

Dakikalar 80’i gösterirken defans arkasına atılan topla buluşan Mohamed Salah yine uzun mesafeli taşıdığı topu kaleci Uğurcan’ın yanından düzgün bir vuruşla gol yaparken taraftarların unutulmaz gece yaşamasını sağlıyordu. Tarihi bir geceye tarih yazarak damga vurdu.

Çok değil daha dün gelmiş iki gün takımla antrenmana çıkmış Thomas Reis aslında hazır olmayan bir takımı mental olarak hazırladı. Önce Salah ile bir toplantı yaptı. Ona yıldız olduğunu hatırlattı. Takım ile bir araya geldi. Diğer futbolculara maçın önemini zirve yarışının devamlılığını hatırlattı. Doğru ve akılcı oyun planı ile Galatasaray’a tarihi bir hezimet yaşattı.

Demek ki neymiş, bu kadro adam kovdurmazmış, bu kadro adamı şampiyon yaparmış, Verilen milli ara Trabzonspor’a ilaç gibi geldi. Bu arada Thomas Reis takımı hem fiziksel hem de psikolojik olarak hazırlayacak kendi oyun anlayışını benimsetecektir. Taraftarında istediği koşan, mücadele eden, savaşan bir Trabzonspor keyifle izlenecek Şampiyonluğun en büyük adayı olarak zirve yarışında yerini alacaktır.

Galatasaray maçında göstermiş ki yapılan değişiklikler oyuna girenlerin istekli olmaları takım içinde rekabetin oyuna yansıyacağı gerçeğini de ortaya koydu.

Thomas Reis’ın yaptığı konuşmada “az konuşma çok çalışma” tam Trabzonspor teknik adamın karakterini yansıtıyor. Tarihinin en iyi kadrosunu kurmuş Trabzonspor’dan taraftar şampiyonluk bekliyor.

Maçın Hakemi Batuhan Polat için genç ve tecrübesiz bir hakem olduğu söylendi. Ancak görülen o dur ki genç ve tecrübesiz olduğu söylenen hakem nice eyyamcı tecrübelilere taş çıkarırcasına güzel bir maç yönetti. Demek ki hakemliğin tecrübe ile alakası yokmuş, duruş, karakter ve adaletle alakası varmış. Kendini bozmazsa Uluslararasında ülkemizi temsil edebilecek yetenek olabilecektir.

Sonuca endeksli bir futbol anlayışında Galatasaray maçından sonra en rahat uykuyu Başkan Ertuğrul Doğan uyumuştur. Krizlerle boğuşmaktan kurduğu takımın tadını çıkaramıyordu. Şimdi yarınlara daha güvenle bakıyordur.

Bu yıl o sene bu sene Trabzonspor şampiyon olacaktır. Artık krizlerle boğuşan değil rakiplerle savaşan bir Trabzonspor istiyoruz…

KONYASPOR’A CAN SUYU

KONYASPOR’A CAN SUYU

Ayhan PALA 13 Eylül 2026

Trabzonspor geçtiğimiz sezonlarda Konyaspor’un kümede kalmasını sağlamıştı. Son dört maçında sıfır puanla ligin sonuncusu Konyaspor’a can suyu olmaya devam ediyor.

Fatih Tekke’nin istifasının kabul edilmediği andan sonra yönetimin daha sonra ikincisinde kabul etmesi, Hüseyin Çimşir’i takımın başına getirip Konyaspor ve Galatasaray maçlarının sonuçlarına göre teknik direktör almak için beklemesi Trabzonspor’a hem para hem de itibar kaybettirmeye devam ediyor. Bir söz vardır; “Gameti uzatırsan abdest bozulur”. İşte bu sözün gelip tam oturduğu yer de burası!

Bu işin en günahsız insanı Hüseyin Çimşir. Kendi hazırlık dönemini yaptırmadığı, görülen o ki hazırlık dönemini verimli geçirmeyen Trabzonspor’u psikolojik olarak maçlara hazırlıyor. Gençlerbirliği maçı bu anlamda etkili olurken, Konyaspor maçı hüsranla sona erdi. Bir takım nasıl olur da bir hafta önce istek, arzu ve hırs yönünden zirvede iken bir hafta sonra bunlardan eser kalmaz.

Bir takımda yıldızlardan biri kötü olur diğeri kurtarıcı rolünü üstlenir. Bir anda bütün yıldızlar sönerse karanlıkta kalmak kaçınılmazdır. İstikrarını koruyan tek kişi Onana. O da oyun içerisinde davranışsal olarak kontrolünü koruyamamaktadır.

Topla oynama oranında açık ara üstün olan Trabzonspor, rakip kalede etkili olamadı. Birinci dakikada yenilen organize Konyaspor atağı sonrası golden sonra geri dönüş yapılamaması, futbol adına ortaya bir oyun konulamaması, etkisiz bir görüntü ortaya konulması büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Galatarasay maçının kaybedilmesi halinde teknik direktör alınmasının bir anlam getirmeyeceği bir gerçek. Nasıl olsa hedeften uzaklaşmış, şampiyonluk iddiasını kaybetmiş Trabzonspor, elindeki teknik adamla kümede kalır. Boşa para harcamaya gerek yok.

Trabzonspor gündeminde nasıl olsa yönetimin sorumlu olduğu halde sorumluluk almadığı amigo meselesi, onun önceliğidir. Trabzonspor’un sorunu onu yönetememekten geçiyor. Zamanında müdahale etmediği kararlar Trabzonspor’a fatura olarak çıkıyor.

Takım içinde görülen o ki Saviç hükümdarlığı var. Onun oyunda olduğu zamanlarda Trabzonspor geriden hızlı çıkamıyor. Ama o oyun içinde kalmaya devam ediyor. Geçmişten bugüne takımı o yönetiyor izlenimi var. Onauchu bal yapmayan arı gibi istikrarsız bir görüntü çiziyor. Muçi yokları oynuyor. Aral’a bir top verin sadece kendi oynasın. Ozan bulduğu şansı kötü kullanıyor. Fabinho yıldız ama sahada aranıyor. Hepsini toplamak Salah’a düşüyor, o da kötü olunca geri kimse kalmıyor. Elinde kadro var ama biz hâlâ Tim ile Batagov’u bekliyoruz.

Bu anlayış düzelmezse Trabzonspor’un işi zor görünüyor. Harika bir sezona başlamış takımını her alanda destekleyen Trabzonspor taraftarları bunu hak etmiyor!

  1. TASKK’IN YAPISI
  2. TRABZONSPOR’DA GOLLÜ BAŞLANGIÇ
  3. FATİH TEKKE BIRAKMALI
  4. TRABZONSPOR VE FATİH TEKKE İSTİFASI

Sayfa 1 / 5

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
© 2025 Ganita Bordo Haber . Tüm Hakları Saklıdır. Pruva Media
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
  • 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com